Kontrol Kimde?

0
54

Yoksa siz de ; “Hiç kimse istemediğim bir şeyi bana düşündüremez” diyenlerden misiniz?

Genellikle düşüncelerimizi kendimizin oluşturduğunu ve bunları kendi kendimize yönlendirdiğimizi düşünürüz. Peki gerçekten de böyle midir?

Şimdi sizden oldukça basit bir şey istiyoruz ;
Lütfen kırmızı topu düşünmeyin.
Tekrar deneyin, şimdi kırmızı topu düşünmeyin!

Bir tasarım harikası olan beynimiz, mükemmel hızda çalıştığı için siz daha satırları okumaya başlarken o size kırmızı topun görselini getirdi ve sizi beklemeye başladı. Bu hızın önüne geçebilmek günümüz koşullarında mümkün değil. İstemeseniz de kırmızı topu düşünmek zorunda kaldınız.

Her ne kadar beynimizi tamamen kendi bilincimiz ile yönettiğimizi düşünüyor olsak da aslında o şu anda nefes aldığınızı unutmanızı istiyor. Ancak nefes aldığınızı ve havanın burnunuza temas ettiğini düşünmeye başladığınızda yeniden nefesinizi hissedebilirsiniz.

Buzdolabının kapağını açıp, güzel bir limon alıp, tam ortasından keskin bir bıçakla kestiğinizi ve limonun sularının aktığını düşündüğünüzde ağzınızın sulanması da pek kontrol edeceğiniz durumlardan sayılmaz.

“Kırmızı araba” denildiğinde aklınıza gelen ilk araba markası hangisi?

Milyonlarca kırmızı renkte araba ve yüzlerce araba markası olmasına rağmen, saniye bile geçmeden aklınıza tek bir marka gelecektir. Kırmızı renk ile özdeşleşmiş dünyaca ünlü bir marka.
Bu marka “Ferrari”.

Yoksa birisi size “kırmızı araba” denildiğinde aklınıza Ferrari gelmesi gerektiğini mi söyledi?
Kim bilir!

Reklamcılıkta ve marka imajı oluşturmada algısal davranış kontrolü son derece önemli bir yere sahip,
insan beynini ve davranışlarını iyi tanımak ve buna uygun tasarımlar, içerikler hazırlamak markanızın daha akılda kalıcı olmasını, sunmak istediğiniz duygu ve düşüncelerin daha etkili bir biçimde algılanmasını, yeri geldiğinde tercih edilmesini ve bazı kavramlarla özdeşleşmesini sağlar.

Kontrol kimde?